ÖREN KASABASI
Keramos’a Hoşgeldiniz.
Ören Beldesi, Muğla iline bağlı Milas ilçesinin 40 km. güneyinde Gökova Körfezi'nin
kuzey sahilinde yer almaktadır. Arkası sarp kayalık dağlara dayanan kentin önünde
Kocaçay'ın getirmiş olduğu alivyonlarla oluşan ovası uzanır. Bugünkü Ören Beldesi
Antik Keramos kentinin üzerine kurulmuştur. Mitolojide Dionysos'la Ariadne'nin oğlu
ve çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos'un adını taşıyan kentin harabeleri
bugün modern belde yerleşiminin içinde hala ayakta kalabilmiştir. Karya dönemindeki
ismi olan Keramos, Yunancada çömlekçilik anlamına gelmektedir. Bu isim zamanla değişirek
Gereme ismini almıştır. Bir dönemde Kemerdere olarak anılması Kocaçay vadisinde
bulunan antik su kemerlerinden ileri gelmektedir. Belde bugün harabe anlamına gelen
Ören ismini almıştır.
Eski adıyla Gereme, şimdiki adıyla Ören, Gökova Körfezinin en güzel koylarına ev
sahipliği yapar. Ören, Gökova'da az bulunan düzlüklerden birine sahiptir. Milas'tan
itibaren Ören tabelasını takip ederek dağlık coğrafyada çoğu zaman orman içinde
42 km direksiyon salladıktan sonra önce termik santralı görüp küçük bir şok yaşadıktan
sonra dümdüz Ören ovasına çıkıyorsunuz. Köprüyü geçtikten sonra ister soldan köyün
içinden gidin, isterseniz dosdoğru denize doğru devam edin, sonunda Ören sahiline
2 km sonra varıyorsunuz. Bir yanını dimdik uzanarak adeta Ören koyuna ve düzlüğüne
karşı duvar gibi dikilen kocatepe çevreler. Kocatepe yamaç paraşütçülerinin yeni
mekanı olmuş son yıllarda ve giderek tanınmaya, popüler olmaya başlamış. Atlayışın
yapıldığı tepeye 15 km lik bir tırmanışın ardından ulaşıyorsunuz. Tepede küçük bir
tesis var. Buradan bir yarım daire şeklindeki Ören koyunu ve Gökova’nın eşsiz manzarasını
seyredebilirsiniz. Ören, sakin bir balıkçı köyüymüş yakın zamana kadar. Bugün güneyde
Akyaka, kuzeyde Bodrum arasında kalan bir tatil ve yerleşim yeri. Popülerliğinin
giderek artığını çevredeki yazlık sitelerden hemen anlıyorsunuz. Son yıllarda turizm
önemli gelişme gösteren belde, özellikle sahil bölümündeki nispeten diğer sahil
kasabalarına nazaran çok daha düzenli bir şekilde büyümüş. Ören'de hemen hemen sadece
yerli turistler tatil yapıyorlar. Farklı renklere boyanmış hasır şemsiyelerin gök
kadar mavi denizin kontrasıyla uyumu gerçekten göze çok hoş geliyor. Ören ve çevredeki
diğer küçük koyların sahili genellikle taşlık, ama bu taşlar kesinlikle ayağa batmıyorlar.
Rahatça yürüyebiliyorsunuz. Bu yüzden de deniz adeta cam gibi dersek yalan olmaz.
İnsanın bir an önce denize atlayası geliyor. Birkaç metre genişlikteki tertemiz
plajının hemen paralelinde sahil yürüyüş yolu, onun öte yanında yan yana dizilmiş
yazlık evler, lokanta ve kafeteryalar dizili. Plajın donattığı yarımay şeklindeki
sahil yolu yaz akşamları oldukça kalabalık oluyor. Bu kısa sahil yolunda yürümekten
sıkıldıysanız kendinizi plajdaki denize sıfır noktada bir şezlonga atın, denizin
dalgalarına kulak verin. Kesinlikle tüm yorgunluğunuz bir anda bitecek.
Ören'de sezon Haziran başı - Eylül ortası sürüyor. Yılın kalanında kasaba sessizline
bürünüyor. Ören özellikle kafa dinlemek için bire bir. Burada öyle hareketli bir
eğlence ortamı yok. Burada kendinizi denize veriyorsunuz. Ören'den tekne turuna
çıkıp, Akbük koyu, ingiliz limanı, okluk koyu ve Sedir adasına tura çıkıp, her biri
birbirinden güzel bu koylarda denizin, Gökova’nın billur gibi sularının keyfini
çıkartın. Bu arada deniz suyu sıcaklığı sizi sanki havuzda yüzüyormuşçasına hissettirecek
kadar sıcak kimi zaman. Ören, aynı zamanda Şair Melih Cevdet Anday’ın (1915-2002)
da doğum yeri. Bugün Ören sahil yolunda adını taşıyan bir parkı var şairimizin.
Ören, yalnızca Ören ovasıyla bitmiyor tabii ki. Kuzeyde, Bodrum taraflarına doğru
ormanların arasından geçen dağ yolu ile pek çok Ege köyünü, Çökertme'yi, Mazı'yı
görebilirsiniz. Güneyde ise billur gibi bir kaynağın sahilden denize karıştığı Akbük
koyu yer alıyor. Akbük günümüzde doğal koruma alanı ilan edilmiş ve inşaat yasak.
Tam şair olunacak bir mekan! Akbük koyunda küçük bir göl var. Gölün içi sazlık.
Gölün suları deniz akıyor. Belki bu sayede olağan üstü temiz ve inanılmaz berrak
bir denizde yüzebiliyorsunuz. Sahilde bir restoran-kafeterya ve bunun önünde bir
iskele var. Tur tekneleri ve yatlar buraya yanaşıyorlar. Koyun bir ucunda ise çadır
kampı yer alıyor. Kampın üstündeki tepe yakın zamanda yanmış maalesef. Hemen söyleyelim,
Ören’den 20 km uzaklıktaki bu koya aracınızla karadan dağ yolunu kullanarak ulaşmak
da mümkün. Ören'den kuzeye doğru sahili takip ederseniz,14 km sonra türkülere konu
olan Çökertme köyün ulaşıyorsunuz. Çökertme neredeyse bozulmadan kalmış küçücük
bir sahil köyü. Köyün küçücük bir koyu var. Koyun neredeyse tamamı yat iskelesi
ve yatçıların ikmal merkezi konumunda. Çökertme hemen belirtelim hemen hiç bozulmamış,
genişleme imkanı da hiç olmadığından düzensiz, asfaltı dahi olmayan küçücük bir
köy. Sahilde 2-3 tane yatçılara hizmet veren lokantası bulunuyor, o kadar.
MİLAS PAZAR YERLERİ
Her hafta Salı günü Milas’ın merkezinden kenar mahallelere kadar uzanan ve tüm Milas’ı
bir ağ gibi saran rengarenk bir panayır yeri gibidir pazar. Yerli ve yabancı tüm
turistlerin akın ettiği bu pazarda; yöresel kıyafetleriyle bahçelerinde yetiştirdiklerini
sergileyen kadınları, evlerinde yaptıkları zeytini, yoğurdu sunan yöre insanlarını,
dalından sofraya sunulan taze meyve sebzeleri, çam kokulu balları, zeytinin her
çeşidini, incecik işlenmiş yerel dokumaları bulmak mümkündür
UYKU VADİSİ
Milas’tan Bodrum’a doğru 20 km sonra(Bodrum’dan 30 km) sola Gökçeler köyüne ayrılıyor
yolunuz. Gökçeler köyünden yaklaşık 1 km sonra Uyku Vadisi’nin girişine (Değirmenderesi)
ulaşılıyor. Uyku vadisi ve Gökçeler mağarası Bodrum ve Milas, Ören çıkışlı günübirlik
tur düzenleyenler için önemli bir parkuru sayılıyor. Vadiye iki giriş var. Birisi
alabalık çiftliğinden yürümeye başlanıp dere boyu izleniyor ve yaklaşık 1 saat sonra
mağara için yukarıya yöneliniyor. Diğer bir yol 2 km’lik araç yolunu izlemeyi ve
300 metrelik inişi gerektiriyor. Mağaranın ağzı burada. İsteyenler yolu araçla izleyerek
Değirmendere kıyısına kadar gidebilirler. Mağaranın ağzı oldukça geniş. Başta geniş
bir salona açılıyor mağara. Sola doğru büyük bir galeri yer alıyor. Yarasa galerisi
deniyor, yarasaların bolluğundan ötürü. Aman ışık tutmayın, hepsi birden havalandığında
ürkütücü olabilir. ...
Yazın mayonuzu unutmayın. Dere geçişinde kendinizi serin suya bırakmak isteyeceksiniz.
BEÇİN KALESİ
Milasın 5 km güneyinde yer alan Beçin Beldesinin girişinde, Milas-Ören youndan sağa
sapan bir yolla kalıntılara ulaşmak mümkündür. Platonun kuzey ucundaki dik kayalıkta
yer alan kale ise hemen göze çarpar.
Şapel gibi çok az sayıda Bizans kalıntasının görülebildiği Beçinde İç kale, Ahmet
Gazi Medresesi ve türbesi, Orhan Bey Camii, Büyük Hamam Bey Konağı, Bey Hamamı,
Kızıl-Han, Karapaşa Medresesi, Yelli Camii, Yelli Hmam, Yelli Medrese, ve ilginç
mezar taşlarıyla mezarlıklar görülebilecek Türk dönemi kalıntılarıdır.
GÜMÜŞKESEN MEZAR ANITI
Sodra Dağının doğu yamacındaki antik kent nekropolü (mezarlığı) sahası içinde yer
alan ve dönemine ancak kent senetosunun kararıyla yapılabilecek bu ihtişamlı anıt,
kuşkusuz Milasın yönetici, komutan gibi üst düzey bir kişiliği ve ailesi için inşa
edilmiştir.
Genel form itibariyle, dünyanın 7 harikasından birisi olan Halikarnassos’daki Mausoleumu
çağrıştırsa da kendine özgüdür ve yakın benzerlerine daha çok Doğu Akdeniz ve Kuzey
Mezopotamya (G.Doğu Anadolu) da rastlanır. Mezar yapım tekniği ve mermer süslemelerin
karakteristik özelliğinden dolay, M.S. 2. yüzyılın ortalarına tarihlendirilmektedir.
İsteğe bağlı kumanyalı çevre gezileri, tekne turları ve
burada sayamadığımız, hayran kalacağınız daha fazla çevre bilgisi için, elektronik
posta adresimizden veya telefonlarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
ÇEVRE GEZİLERİ
Bodrum , Milas , Marmaris , Sedir Adası , Gökova Körfezi , Beçin Kalesi , Gümüşkesen , Uyku Vadisi
Akbük Koyu